Andrew Buckler
Thursday, 29 November 2007
Kendisini İngiliz tarzını Amerika'yla buluşturan marka olarak tanımlayan Buckler kısa bir süredir Türkiye'de satılıyor. Ama markayı İngiliz tarzına özenerek Amerika'da iş yapmaya çalışan geçici bir heves olarak tanımlamak daha doğru olur bence.
Nedir bu kıyafetler yani, bu İngiliz tarzı filan değil ki! Beceremiyor Amerikalılar bu işi, bence artık bunu kabul etmeleri lazım. Kendi tarzları üzerinde çalışsalar daha iyi işler çıkarırlar eminim...
Markanın kullananları arasında Tommy Lee, Iggy Pop, Rolling Stones, Franz Ferdinand, Snow Patrol, Liam Gallagher varmış. Hepsini anladım da FF ve Liam Gallagher'a hiç yakıştıramadım, Liam'dan Ben Sherman filan beklerdim, FF'e de uyuzum zaten biraz...
Siteleri de bi değişik müzik kapanmıyor ve iğrenç bişey çalıyor bütün yazıyı bilgisayarın sesini kapatarak yazmak zorunda kaldım...
Andrew Buckler daha önce Emanuel Ungaro ile çalışmış... 2001'de bu markayı oluşturmuş...
Posted by perry boy 23:36
Etiketler: buckler
"Nedir bu kıyafetler yani, bu İngiliz tarzı filan değil ki! Beceremiyor Amerikalılar bu işi, bence artık bunu kabul etmeleri lazım. Kendi tarzları üzerinde çalışsalar daha iyi işler çıkarırlar eminim..."
kesinlikle katılıyorum. amerikalılar GAP, american apparel gibi ucuz ve simple şeyler üretseler keşke hep. ama avrupada 4 misli fiyatlara satmasınlar mümkünse amerikada 10 dolar olan şeyleri. istemiyorum, sevmiyorum, içime oturuyo o kadar para vermek. amerikaya gidip bütün american apparel hoodilerden ve düz tişörtlerden almak istiyorum durum böyle olunca. malum avrupada 30 hoodie fiyatına 1 tane alınabiliyor. duyun sesimi yetkililer.
gayet de güzel olmuş kıyafetler hepsi olmasada bazıları ingiliz tarzını yansıtıyor bence
Kimsenin bu blogda I-D, nylon, dazed & confused editoryalleri beklemediğine eminim. Ki onlarında yerine göre ne kadar elitist (sizin anladığınız şekliyle profesyonel) olduğunu tartışmaya açabiliriz. Tekrar belirtmek istediğim üzere, konu seçimleri gayet başarılı. Eger bu blog'un ismi "fashionalism" konulmuş ise ki "journalism"e de bir atıf ister istemez görüyorum, o zaman yazılarda yerden yere vuran bir uslup çok gereksiz. "Elitist", ağır, sıkıcı veya minimalist olmadan da çok güzel, değişik, eleştirisel, insanın moda hakkındaki ufkunu açan/aralayan yazılar/yorumlar yazılabilir.
Fashionalism'in dengi olan pek çok yabancı blog var, hepsi oldukça bireysel yorumlardan ve underground zevklerden oluşuyor ama hiçbiri "ay bu iğrenmiş, bu ne böyle berbat bir tasarım" gibi tek yönlü ve okuyucuya eğer amaç bilgilendirmekse (fashionalism?) hiçbir şey vermeyen yorumları içermiyor. Zerofeelings "Amacımız insanlara "Bakın böyle birşey var, kısaca şuna benziyor, ilgileniyorsanız bir göz atın" demek olduğu için profesyonellik farklı kulvarda kalıyor." demişsiniz, blog'un gözettiği amaç buysa "ona uyuzum, bu igrenc" gibi negatif kişisel ifadelerle "bakın böyle birşey var" denilen şeyleri bir kalıba sokmamak daha yerinde olur diye düşünüyorum.
Profesyonellik neden illa ki çok yüksek profilli bir entellektüelite olarak algılanıyor? Birşeyi beğenmemek elbette ki her insanın sahip olduğu bir estetik haktır. Ama bunun başka insanlara iletilmesi hayatta her zaman üslubu önemli kılar. Görüşlerimi heves kırıcı değil, yapıcı bir eleştiri olarak algılamanız beni memnun eder. Zira Türkçe olarak böyle bir blog'u ve seçtiğiniz hoş konuları takip etmek bana zevk veriyor. Saygılar.
Uyuz, iğrenç ya da benzeri şeyler benim yazılarımda yoktur, kendi açıma konuşacak olursam. Profesyonel olmak farklı kulvarda kalıyor derken kastettiğim şey ise burada yazan herkesin moda, gazetecilik gibi konularla son derece alakasız bölümlerde okuyan üniversite öğrencileri olması. Blogumuza yeni katılmış bir yazar için üslup ön planda olmayabiliyor bu nedenle, konuyla son derece ilgili olsa bile hiç yazma tecrübesi olmadığında üslup en ön planda tutulan şey olmuyor. Zamanla ve o işi defalarca yapa yapa öğreniliyor bu da ancak. O nedenle, öyle amaçlanmamış olsa da cesaret kırıcı gelmesi doğal yorumlarınızın. Ama kesinlikle haksız değiller ve değerlendirilmeleri gerektiğini düşünüyorum. Keşke daha fazla insan oturup okuyup üşenmeyip yazsa sizin gibi. Çok sizli bizli hissettim birden.
Teşekkürler.:)
ben bi erkek olarak hangi tasarım neden vasatla uslupla filanla falanla ilgilenmiorum çokta memnunum hep kızlara torpil geçiliodu bu arkadaşım gelene kadar