Showing posts with label agyness deyn. Show all posts
Showing posts with label agyness deyn. Show all posts


Thriller Night for Harper’s Bazaar



Agyness Deyn Michael Jackson'a saygı duruşunda bulunuyor.

Posted by issue 13:00 0 yorum  



aggy quits fashion?


Agyness Deyn'in Last Shadow Puppet Miles Kane ile daha çok zaman geçirebilmek ve kariyerine oyunculukla devam etmek için modayla ilgili her türlü işini gücünü bırakıp İngiltere'ye döneceği söyleniyor. Ama NEDEN??!


Aggy ve Miles'ın soyadları kafiyeli bu arada, şimdi fark ettim. Ama Miles ne alaka, Aggy? Olmadı.

Posted by zerofeelings 13:26 0 yorum  



Ey-Men!

"Kendi ifadesine göre erkek modası hakkında yazan tek erkek Eymen Topçuoğlu. Ayrıca da en genci, henüz 18 yaşında imiş çünkü." -Yeşim Çobankent (Hürriyet)

Hürriyet'te bu yazıyı okuduktan sonra, biz erkeklere bu iyiliği yapan kim diye ve sonra onunla konuştum. Üstelik kendisine, blogu ve planları ile ilgili birkaç soru da sordum.


Öncelikle blogu açma nedenin neydi? Nasıl ortaya çıktı bu fikir?

İstediğim zaman, istediğim kadar kadın modası üzerine internetten pekçok blog ve kaynağa ulaşabiliyordum.. Ama gel gör ki ne zaman biz erkekler için gerek ilginç moda çekimleri olsun, gerek sezonun trendleri olsun, gerek modeller olsun bir takım verilere ulaşmak için ciddi anlamda efor sarfediyordum ve çoğu zaman sağlıklı bilgilere ulaşamıyordum.. özellikle blog konusunda. Evet, bir çok dergi var erkek modası üzerine ama blog çok farklı. Blog bir insanın kişisel zevk ve yorumlarını da barındırıyor. Dergi gibi yüzeysel değil. Ama hiç bir şekilde düzgün bir erkek moda bloguna ulaşamadım ve söylenmeyi bırakıp; "Madem ki, ulaşamıyorum hem kendim ulaşayım, hemde benim gibi bu konuda yakınanlara ulaştırayım" diye kurdum bu blogu. Tabii Melis Pekand'ın da yönlendirmesini gözardı edemem o da bana cesaret verdi.

Peki çocuklugunda nasıl biriydin? Moda ve fotoğrafçılıkla ilgilenmeye ne zaman başladın?

Küçüklüğümde elimde boyam, resim kağıdım eksik olmazdı. Tabii bunun annemin de ressam olmasında ki payı büyük. Yaş ilerledikçe resim kesmedi beni. 6 yaşımda piyano çalmaya başladım ama daha ilerleyen yıllarda müziğin de bana çok uygun olmadığını anladım. Tüm sanatsal etkinlikleri denedim. Evde amatör fotoğraf makinemle annemi, arkadaşlarımı, kardeşimi kendimce bir kurgu içinde model yapıyor, onlara kurguya göre kıyafet giydiriyordum ama o sıralar moda ve moda fotoğrafçılığından çok haberim olmadan yapıyordum. Ta ki fashion tv'de Caroline Trentini'yi görene kadar! Google'da kendisini ararken; modaya, tasarımcılara ve moda fotoğrafçılarına ulaştım. Ve asıl istediğimin moda olduğunun farkına vardım. Çünkü küçüklüğümden bu yana tüm denediğim sanatsal faaliyetleri moda fotografçılığında buldum.

"Eymen'in çalışmalarından birkaçı"

Son olarak, blogun için planların neler? Sanırım birkaç süprizin var bizler için.

Öncelikle önümüzde ki bir yıl içerisinde NY'da moda fotoğrafçılığı eğitimi alacağım. Tüm moda haftalarında backstage fotoğrafçılığı ve mutlaka Irina Lazareanu, Caroline Trentini ve Agyness Deyn ile bir çekim yapmak, daha sonra da pariste bir fotoğraf sergisi açmak istiyorum ama tabii bunların hepsi ütopik hayaller. Halihazırda yayınlanmayı bekleyen bir röportajım var. Fakat süpriz röportaj ve çekimlerimiz olacak tabii ki.

Eymen'e başarılar diliyorum. Ayrıca ben de bir erkek olarak yaptığı bu cesur davranış için tebrik ediyorum kendisini. Eymen'e ulaşmak için:
www.eymentopcuoglu.blogspot.com;


Posted by Otto 01:28 0 yorum  



tartan takes over the world

Garip bir tesadüf -ya da başını Anna Wintour'un çektiği dev bir moda komplosu- eseri İskoçya'dan ekoseden gına gelmiş olarak dönerken uçakta karıştırdığım moda dergilerinin tamamı ekose doluydu. Görünüşe bakılırsa 2008 sonbahar-kışının en büyük trendi tartan, yani ekose desenli kumaşlar olacak. Yanlış hatırlamıyorsam 8 yıl kadar önce ülkemiz modasında büyük çıkış yapan ekoselilerinizi dolabınızın tozlu köşelerinden bulup çıkarmanın zamanı gelmiş gibi görünüyor.




Dolce and Gabbana 2008 AW koleksiyonunda abartılmış örneklerini gördüğümüz tartan modasına fazla kaptırıp masa örtüsüne sarınmış gibi görünmemekte fayda var. Ayrıca çok-fena-punkım imajı vermemek için kırmızıdan daha farklı renkler tercih edebilir ya da fırfır gibi feminen detaylara yönelebilirsiniz. Özellikle fırfırlı gömlekler ve etekler bu sezon çok moda.




Sevgilim Aggy ve House of Holland 2008 AW

Posted by zerofeelings 13:39 0 yorum  



Agyness as Ms. Warhol

Posted by issue 23:19 3 yorum  



Ma Dame Agyness Deyn


Agyness Deyn Henry Holland'dan sonra şimdi de Jean Paul Gaultier’in son parfümü Ma Dame için ilham kaynağı olmuş. Anlaşılan bu Aggy çılgınlığı çığ gibi büyümeye devam edecek.

Posted by issue 01:35 0 yorum  



Five O'Clock Heroes feat. Agyness Deyn



youtube
proxy

Posted by ilke 13:15 2 yorum  



Aggy Rocks Reebok Freestyle

Son zamanlarda hightop sneaker'ların tüm dünyanın parti çocukları arasında en büyük trend haline geldiğini mutlaka fark etmişsinizdir. Hightopların en ünlüsü Reebok Freestyle serisinin ise kalbimde kocaman bir yeri var. 1982 yılında üretilmeye başlayan Freestylelar, aerobik ayakkabısı olarak üretilmiş, Flashdance filmiyle ününe ün katmış ve hatta kırmızı halıda ünlülerin gece elbiselerine eşlik eder hale gelmişti. Bu aralar hızlı bir şekilde geri dönüş yapan hightop modasına seyirci kalmayan Reebok, geçtiğimiz yıl 25th Anniversary serisini piyasaya sürdü. Aylar süren çabalarım sonucu ben de 80'lerde üretilen vintage Freestyle'ların bir çiftini elde etmeyi başardım, topuklu ayakkabılarımı tozlanmaya bıraktım. Uffie bile "Rockin' hightops and sayin' no to stilettos" diye şarkı söylüyorsa, bence sizin de mutlaka bir adet Freestyle'ınız olmalı.




Cities adlı yeni limited edition Freestyle serisinin modelinin Agyness Deyn olduğunu söylesem şaşırmazsınız herhalde?

Posted by zerofeelings 23:14 4 yorum  



Chanel Maison d'Art Paris-Londres

Chanel'in yıllık Maison d'Art koleksiyonu dün akşam Londra'daydı. Gecede koleksiyonun kendisi kadar konuklar da oldukça dikkat çekiciydi. Garip yüzlü kızıl Lily Cole, Lagerfeld'in ilham perisi şımarık kızımız Lily Allen, Dazed & Confused'dan Jefferson Hack, evinin kadını olup hala taş gibi olabilen tek insan Claudia Schiffer, çirkin şey Thandie Newton, pek fashionista Daphne Guinness, gözümde her zaman Hermione kalacak olan Emma Watson, Anouk Lepere ve Daisy Lowe'un eşlik ettiği hayallerimin prensesi Agyness Deyn ve daha pek çok insan geceye katıldı.




Posted by zerofeelings 21:12 0 yorum  



BFA 2007

2007 British Fashion Awards sonunda sahiplerini buldu. En çok dikkat çeken isim olan Agyness Deyn, Yılın Modeli seçildiği gecede Giles Deacon'a ait bir elbise giydi. Konuklar arasında bulunan Lily Allen'ın üzerinde de Giles Deacon bir elbise vardı. Stella McCartney'in Yılın Tasarımcısı seçildiği gecede Vivienne Westwood'a ise özel bir ödül verildi. Beklenmedik sonuçların ortaya çıkmadığı ödül listesini aşağıda bulabilirsiniz. Ayrıca BFA 2007 ile ilgili bir önceki yazımda ödüllerin kimlere gideceğine dair bulunduğum tahminlerin sadece 2 tanesinin yanlış çıktığını da belirtmem lazım, övünmek gibi olmasın.





Fotoğraflar:
1-Agyness Deyn 2-Agyness Deyn, Henry Holland ve Erin O'Connor
3-Gareth Pugh 4-Christopher Kane
5-Lily Allen 6-Vivienne Westwood ve Stella McCartney

Designer of the Year: Stella McCartney
New Designer of the Year: Christopher Kane
Best New Retail Concept of the Year: Marc Jacobs
Model of the Year: Agyness Deyn
Isabella Blow Award for Fashion Creator of the Year: Michael Howells
Red Carpet Designer of the Year: Marchesa
Menswear Designer of the Year: Christopher Bailey for Burberry
Accessory Designer of the Year: Tom Binns
BFC Award for Outstanding Achievement in Fashion: Vivienne Westwood

Posted by zerofeelings 16:56 2 yorum  



Shake Your BoomBox

Kalbimin en özel yerlerinden birinin sahibi olan Londra it-boy'u Henry Holland'ın MAC ve BoomBox için yaptığı t-shirtü almayı düşünüyordum ki, BoomBox'tan burada neden hiç bahsetmemiş olduğumuzu düşündüm. Dirty gibi yerlerde ortam insanları ve abazaların akınına uğrayan Nu-Rave partileri yapılmaya çalışılırken, elin İngilizleri'nin nasıl eğlendiğini sizlere gösterirsem belki buralardaki ortamcı popülasyon sayısı azalır diye boş bir umuda da kapılmadım değil. (Önemli not: Ortamcı sıfatı burada nu-rave olsun olmasın, çalan müzik hakkında en ufak bilgisi olmayıp "Kafam güzel bütün gece dansedicem abi eheheheh" düşüncesinde olanları kapsamaktadır.)

Londra'daki it tabir edebileceğimiz topluluğun takıldığı bir gece klübü olan BoomBox, her pazar verdiği partileriyle ünlüdür. İçeride gördüğünüz herkes fashionistalıktan ölmek üzeredir, bir tane sıradan görünümlü insan görürseniz şanslı gününüzdesiniz demektir, gidin bir piyango bileti alın. Son derece stylish kızlar ve onlardan da stylish gay kankaları her yerdedirler sanki. Neon ve parlaktır bütün renkler. BoomBox'ın kapısından girdiği an herkes kusursuz görünmelidir, saatlerce hazırlanılır oraya gitmeden önce. Kızların birbirinden renkli takma kirpikleri, uzunluk yarışındadır sanki. Sağınızdaki kızda asit yeşili 4 cm kirpikler görüp oha der, solunuza dönünce kirpikleri kuş tüyünden olan başka bir kız görünce daha da bir oha dersiniz. Hem erkeklerde hem kızlarda bir kırmızı ruj furyası alıp başını yürümüştür, her iki cinsin de makyajları evde asla yapamayacağınız kadar kusursuzdur. Londra'nın BoomBox'ta toplanan it-kid'leri o kadar muhteşemdir ki; hiç dip boyaları gelmez, deli gibi dans ederek geçen bir geceden sonra bile terlemez, bütün fotoğraflarda kusursuz çıkarlar, eyeliner'ları hiç akmaz. Kalabalıkta ilerlemeye devam ettikçe Henry Holland'ı yanında Agyness Deyn ile shot yaparken görürsünüz. Yanlarındaki Gareth Pugh olabilir mi yoksa?? İlerlemeye devam eder ve tuvalete girersiniz. Aynanın önündeki kızlar fısıldamaktadır birbirlerine: "John Galliano buradaymış, gördün mü?"

Evet bu kadar kıskandırmak yeter.




Posted by zerofeelings 21:36 9 yorum  



Harper's Bazaar's Best Dressed of 2007

Harper's Bazaar Aralık sayısı için İngiltere'nin en iyi giyinen kadınları seçildi. Listeyi kimler, neye göre oluşturdu bilemiyorum ancak beklenmeyen isimlerle dolu olduğu kesin.

1. Natalia Vodianova




Dergide Vodianova için "Geceyi siyah giyerek geçiştirmeye ihtiyaç duymuyor" gibisinden bir yorum yapılmış. Ama 1. sıra?? Come onnn, Harper's. O kadar da değil.


2. Thandie Newton

Sokaktan geçen ve "plain jane" olarak özetleyebileceğimiz son derece sıradan, herhangi bir kadını alıp koysalar daha abes kaçmazdı bu kadının 2. sırada olmasından.

3. Agyness Deyn

İngiliz basını tarafından yeni Kate Moss ilan edilen Agyness Deyn son 1 yılda hiç dikkatinizi çekmediyse kör olmalısınız. Listenin çoğunluğu oyuncu, model vs olduğu için tasarımcıların sürüsüyle daha satışa bile çıkmamış koleksiyonlarından ürünleri beleşe evine yolladığı tiplerden oluşuyor, zaten iğrenç giyinmeleri pek olası değil sevgili Harper's. Bu nedenle, bu listede gerçek anlamda "kendi" tarzı olan tek insan olarak, Aggy bu listenin başında olmalıydı.


4. Helen Mirren

2 cümle önce bahsettiğim "beleş designer ürünler ve stylish olma ilişkisi" tam da bu 65 yaşındaki teyzemize uygun. Bana her zaman etek-ceket gezen İngiltere Kraliçesi'nin Vogue'un modanın en ilham verici insanları listesinde bulunmasını hatırlattı.

5. Lily Allen

Nedense kanımın bir türlü ısınmadığı bir insan.

6. Emily Blunt




The Devil Wears Prada'dan hatırlarsınız kendisini.

7. J. K. Rowling

Ne alaka ki??


8. Anouck Lepere



Kimdir nedir en ufak bir fikrim yoktu açıkçası burada ismini görene kadar.

9. Irina Lazareanu



Evet gerçekten güzel giyinen bir bayan kendisi.


10. Kate Moss

2004 yılında listenin başında, 2005'te 2. sırasında ve 2006'da 3. sırasında yer alan Kate Moss'un bu yıl ilk 10'a ucundan girebilmiş olması dikkatlerden kaçmadı. Kate Moss artık moda dünyasındaki yerini kayıp mı ediyor yoksa? Görünüşe bakılırsa Harper's Bazaar öyle düşünüyor.

Posted by zerofeelings 16:51 1 yorum  



Modanın Yaramaz Çocuğu: Jeremy Scott

Moda dünyasının en tartışmalı isimleri arasında bulunan Jeremy Scott, kesinlikle bahsedilmeye değer bir isim. Her zaman beklenmedik şeylerle -tek bacaklı pantolon gibi- karşımıza çıkma alışkanlığı, nasıl olduğunu anlayamadığım şekilde modellerinin yüzünü kömürcü çocuklar gibi yapsa bile yine de o pisliğe rağmen zarif görünebilmeleri, ve gece hayatını hiç göze batmayacak şekilde günlük hayata karıştırması onu tüm diğer tasarımcılardan ayırıyor.



Sol üst: Lindsay Lohan, Jeremy Scott hoodie'si ve Gucci çantası ile.
Sağ üst: Uffie ve Jeremy Scott'un Food Fight koleksiyonuna ait bir kazak.
Sol alt: Nelly Furtado'nun saç bandı Jeremy Scott sitesinde 45 dolara satılmakta.
Sağ alt: Scott'un Happy Daze koleksiyonundan bir hoodie içindeki Cory Kennedy, Kanye West ve Jeremy Scott.

Jeremy Scott Food Fight Koleksiyonu:




Right to Bear Arms koleksiyonundaki ünlü tshirt:



Happy Daze Koleksiyonu:








Agyness Deyn'e dikkat ;)

Jeremy Scott'un son koleksiyonu:


Modellerin çöp tenekesi kapağı şapkalarına ve yine Agyness Deyn'e dikkat.

Not: Tasarımların hepsi birbirinden güzel olduğundan -ve ben de kararsız bir insan olduğumdan- beğendiklerimin hepsini koymam sebebiyle bol görsellik dolu bir yazı oldu. Enjoy.

Posted by zerofeelings 23:21 3 yorum