Showing posts with label hedi slimane. Show all posts
Showing posts with label hedi slimane. Show all posts
Cause Me Pain Hedi Slimane
Friday, 30 November 2007
Dior Homme denince ilk akla gelen isimdir Hedi Slimane. Dior'un moda dergilerindeki reklamlardan "gerçek" insanlara yayılmasını sağlayan Slimane, normalde Dior'la alakası olmayan pek çok erkeği de peşine takarak kendine hatırı sayılır bir hayran kitlesi elde etti. Dior Mart ayında Slimane'in kontratını yenilememeye karar verdiğinde, internette pek çok web sitesi ve blogda sadık hayranlarının "Hoşçakal Hedi, sana çok teşekkür ediyoruz ve seni çok özleyeceğiz" konseptli yazıları çıktı ortaya. Dior'da son dönemlerde yaratıcılığının kısıtlanmaya çalışıldığını ve bundan sonra tüm tasarımlarını tamamen özgür, keyfine göre yapacağını söyleyen Slimane neler planlıyor bilemiyorum ama onunla birlikte Dior takipçisi olan kesimin arkasında olacağı kesin.
Fransız tasarımcı Hedi Slimane, dümdüz ve skinny ötesi siyah takımlarıyla erkek modasında oldukça uzun sürecek bir akıma imza attı hiç şüphesiz. Müzikten etkilenerek hazırladığı Dior Homme koleksiyonları, gayet ironik bir şekilde şimdi o etkilendiği müziği yapanların üzerinden eksik olmuyor. Razorlight, Franz Ferdinand, White Stripes, David Bowie ve Mick Jagger bunlardan sadece birkaçı. Moda tasarımcılığının yanında, kendisini aynı zamanda "part-time rock fotoğrafçısı" olarak tanımlıyor Slimane. Çarşamba günü Paris'te başlayan ve 5 Ocak 2008'e kadar devam edecek olan en son sergisi Perfect Stranger, İspanyol müzik festivali Benicassim'de çektiği fotoğraflardan oluşuyor. Slimane bu kez sanatçılardan çok hayranlara odaklanmış.
Pete Doherty'nin yakın arkadaşı olan Hedi Slimane, London: The Birth of a Cult adlı fotoğraf kitabında da Pete ve Londra ortamlarına yer vermiş. Ayrıca V Magazine için hazırladığı Rock Diary serisi de kesinlikle bakmaya değer. Kaiser Chiefs, Bloc Party, Arctic Monkeys, The Paddingtons, Dirty Pretty Things, Good Shoes, Cazals, The Horrors, The Rakes, White Rose Movement ve daha pek çok grubu fotoğraflamış bu seri için. Hepsine http://www.hedislimane.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.
Gayet skinny bir şekilde Hedi'nin arkasında savaşa giden Dior Homme ordusu
Hüzünlü bakışlarıyla tanrısal insan Hedi Slimane
Posted by zerofeelings 16:56 5 yorum
Etiketler: christian dior, dior homme, erkek modası, hedi slimane, Pete Doherty, skinny, the paddingtons
Dior Homme=Stil Curcunası
Monday, 2 July 2007

Sobermag'den komşum pek bir hörmetli meri keyt hanımın astronomik teklifi sonucu kendimi bu satırları yazarken buldum. Radar'ın sadece 1 gününden nasiplenip daha da zayıflayan yeni fasyonal yazarı quaqua yani bendeniz, bundan sonra erkek modasıyla ilgili düşünce ve hislerimi sizinle bu pek güzel fashionalism'de sizlerle paylaşacağımdır. Herkeslere merhabalar demek isterim evvela.
İlk yazım için az gittim uz gittim ve şu dünya üzerindeki en tarz sahibi erkeklerin üzerinde bir yerlerde karşılaşabileceğiniz Dior Homme'den ve bunu takiben, güzel ülkemin erkek modasına olan yakın takibinden bahsetmeye karar verdim.
2001 yılında Fransız modacı Hedi Slimane tarafından yaratılan bu stil curcunası, şıklık ve stil sahibi olmak denen tanımların insan gözü üzerine bugüne kadar yansıtılmış en kusursuz hali kanaatimce. Dar kesimlerin kendini ön plana çıkardığı ve yürürken kendinizi adeta bir rockstar edasında bulabileceğiniz Dior Homme, siz bayan okuyucularımızın "eeh, öeehhh" diye iç geçirmenize neden olan bir dolu müzik grubu elemanının(özellikle İngiliz gruplar) tercihi aynı zamanda.

Gavurun skinny diye adlandırdığı dar paça pantolonlar ve ince yakalı gömleklerin baş rolde olduğu Dior Homme, aksesuar denen şeyin erkek giyiminde ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu bizlere gösteriyor. Aksesuarlar Dior Homme kreasyonlarının kilit noktası esasen.Zaten gayet dikkat çekici olan kıyafetler bu aksesuarlarla birlikte en az bir o kadar daha dikkat çekici hale geliyor. Siyah ve beyaz ağırlıklı renkler ise kolleksiyona hakim.
Fiyatlar ise havalarda uçmakta. Meri Keyt'in bana yaptığı astronomik teklif kadar olmasa da sıfırların bol olduğu rakamlar var etiket üzerlerinde. Bir t-shirt ya da gömlek minimum 350 euro civarında geziniyor. Size benden bir tüyo, Topman'de ara sıra Dior Homme modellerinin çok az değiştirilmiş ve neredeyse aynısı olarak kalmış gömlek, pantolon ve naylon mont modellerine rastlayabiliyorsunuz. Aksesuar bölümünde ise o ince askıların, kemer ve kravatların çoğuna ulaşmak mümkün. İyi takip etmekte fayda var.
Ama gelin görün ki, bu tarz giyimin halkımız arasında "bizim oğlan elden gidiyor" diye adlandırılması kuvvetle muhtemel. E tabii bundan 50 yıl sonra da hala kendi bedeninden 2 beden büyük kıyafetler seçerek içinde kaybolmayı yeğleyecek ultra stil sahibi insanımız sağolsun. Erkek modasından zerre kadar bile nasiplenmiş çok az insan var sokaklarda. İstanbul gibi kozmopolit bir şehirde hala kendi sokak modamızı yaratamamış ve tek tip dolaşıyor olmamız ise içler acısı. Ne fena!!!
Yazarken aslında bu son paragrafın daha sonra ayrı bir yazıya başlık konusu olması gerektiğine karar verdim. O yüzden üstünüze çok fazla gitmeyeceğim gençler. Bir iki gerekli adres verip havuza gidiyorum.

Posted by quaqua 19:23 3 yorum
Etiketler: dior homme, hedi slimane
Subscribe to:
Posts (Atom)


