Showing posts with label henry holland. Show all posts
Showing posts with label henry holland. Show all posts


Shake Your BoomBox

Kalbimin en özel yerlerinden birinin sahibi olan Londra it-boy'u Henry Holland'ın MAC ve BoomBox için yaptığı t-shirtü almayı düşünüyordum ki, BoomBox'tan burada neden hiç bahsetmemiş olduğumuzu düşündüm. Dirty gibi yerlerde ortam insanları ve abazaların akınına uğrayan Nu-Rave partileri yapılmaya çalışılırken, elin İngilizleri'nin nasıl eğlendiğini sizlere gösterirsem belki buralardaki ortamcı popülasyon sayısı azalır diye boş bir umuda da kapılmadım değil. (Önemli not: Ortamcı sıfatı burada nu-rave olsun olmasın, çalan müzik hakkında en ufak bilgisi olmayıp "Kafam güzel bütün gece dansedicem abi eheheheh" düşüncesinde olanları kapsamaktadır.)

Londra'daki it tabir edebileceğimiz topluluğun takıldığı bir gece klübü olan BoomBox, her pazar verdiği partileriyle ünlüdür. İçeride gördüğünüz herkes fashionistalıktan ölmek üzeredir, bir tane sıradan görünümlü insan görürseniz şanslı gününüzdesiniz demektir, gidin bir piyango bileti alın. Son derece stylish kızlar ve onlardan da stylish gay kankaları her yerdedirler sanki. Neon ve parlaktır bütün renkler. BoomBox'ın kapısından girdiği an herkes kusursuz görünmelidir, saatlerce hazırlanılır oraya gitmeden önce. Kızların birbirinden renkli takma kirpikleri, uzunluk yarışındadır sanki. Sağınızdaki kızda asit yeşili 4 cm kirpikler görüp oha der, solunuza dönünce kirpikleri kuş tüyünden olan başka bir kız görünce daha da bir oha dersiniz. Hem erkeklerde hem kızlarda bir kırmızı ruj furyası alıp başını yürümüştür, her iki cinsin de makyajları evde asla yapamayacağınız kadar kusursuzdur. Londra'nın BoomBox'ta toplanan it-kid'leri o kadar muhteşemdir ki; hiç dip boyaları gelmez, deli gibi dans ederek geçen bir geceden sonra bile terlemez, bütün fotoğraflarda kusursuz çıkarlar, eyeliner'ları hiç akmaz. Kalabalıkta ilerlemeye devam ettikçe Henry Holland'ı yanında Agyness Deyn ile shot yaparken görürsünüz. Yanlarındaki Gareth Pugh olabilir mi yoksa?? İlerlemeye devam eder ve tuvalete girersiniz. Aynanın önündeki kızlar fısıldamaktadır birbirlerine: "John Galliano buradaymış, gördün mü?"

Evet bu kadar kıskandırmak yeter.




Posted by zerofeelings 21:36 9 yorum  



Ünlüler ve Cadılar Bayramı

Geçtiğimiz Çarşamba kutlanan ancak Perşembe ve Cuma günleri yaşanan yoğun konser trafiği yüzünden hiç bahsedemediğimiz Cadılar Bayramı konusundan artık bahsetmenin zamanı geldi. Kim nerede, kiminleydi, ne giydi? İşte Halloween partilerinin en göze çarpan ünlüleri.


Bir adet Ashley Olsen ve Marc Jacobs görmekteyiz sevgili okuyucular. Ashley bir çeşit ölü gelin gibi görünüyor ancak Marc'ın ne olduğunu anlamış değilim.



Solda karnı burnunda Christina Aguilera ve kocasını görüyoruz. Sağda ise Christina'nın ezeli rakibi Britney Spears. Her zamanki iğrenç görünüşünü gururla taşımakta olan Britney bari bir kostüm giyseymiş.


Evet, o goril aslında Jake Gyllenhaal. Yanda ise Jake'in yeni sevgilisi Reese Witherspoon.


Heidi Klum bu yıl kedi kız kılığına bürünmüş. Sağdaki drag queen bozması varlık ise Dennis Rodman.

Paris Hilton, hapiste geçirdiği zamanlara büyük özlem duyuyor olacak ki bir mahkum gibi giyinmeye karar vermiş. Bence geçtiğimiz yıllarda giydiği çok yaratıcı (!) Playboy tavşanı kostümlerinden sonra bir ilerleme kaydettiği kesin.

Rüyalarımın kadını olan model Agyness Deyn ve slogan tshirtleriyle patlama yapan House of Holland'ın Henry Holland'ı birlikte Bay ve Bayan Beterböcek gibi giyinmeye karar vermişler.


Roberto Cavalli ve Eve. Karl Lagerfeld olmaya karar veren Cavalli'nin kostümü bence bu yılın en başarılısı.

Posted by zerofeelings 21:21 3 yorum