Showing posts with label stil dosyası. Show all posts
Showing posts with label stil dosyası. Show all posts


Style File: Richie Rich of Heatherette

Profesyonel olarak buz pateni yaparken New York ortamlarında club kid olmaya, son olarak da moda tasarımcılığına uzanan ilginç kariyer seçimleriyle dikkat çeken bir isim Richie Rich. Kesinlikle adı kadar farklı ve eğlenceli bir insan. Siz onu Heatherette'in 2 kurucu isminden biri olarak tanıyor olabilirsiniz. New York'ta gece dışarı 'partilemeye' çıkarken giymek için kendi çapında tasarım yapmaya başlayan Richie, şu anda pek çok ünlüyü giydiren ve E! News gibi Televolevari Hollywood programlarında Paris Hilton'la birlikte çılgın atarken gördüğümüz bir isim haline geldi.


Richie'nin karakteri gibi renkli ve hayatı gibi ilginç olan tarzını o kadar çok beğeniyorum ki, tüm beyefendilerimizi onun gibi giyinmeye ikna etmek için bu dosyayı hazırladım.

1-Şapka: Richie'nin tarzının en dikkat çeken noktalarından biri, kesinlikle şapkaları. Nereye giderse gitsin mutlaka şapka takıyor, özellikle spitfire modeli şapkalardan sanırım kendisinde yılın her günü için ayrı bir tane var. Parlak renklerde ve pembe olanlar favorisi.

2-Skinny jeans: Erkek giyiminde her daim favorim olan skinny jeanlerin herkesin dolabında yer almasının ne kadar büyük bir zorunluluk olduğunu zaten bildiğinizi düşünerek, o konuya girmiyorum. "Önemli olan ne düşündüğünüz ya da nasıl biri olduğunuz değil, nasıl göründüğünüz" diyen sevgili Richie de benimle aynı fikirde.

3-Paten: Eskiden başarılı bir profesyonel buz patencisi olan Richie'yi fotoğraflarının çoğunda patenleriyle görebilirsiniz. Defile sonunda podyuma çıktığında, defilelerinin sahne arkalarında, partilerde, kısacası her yerde patenleriyle geziyor. Özellikle simli pembe patenlerine bayılıyorum. Üşengeç bir insan olarak ulaşım açısından patenin yarattığı kolaylıkları da düşünmeden edemedim.

4-T-shirt: Her türlü hava koşulunda t-shirt giymelisiniz. Renkli ve cesur giyinmekten korkmayın. Pembe Lacoste sadece kızlar için üretilmedi. Hatta, bence erkeklere çok yakışıyor. Richie'nin bir diğer favorisi ise logolu ve sloganlı t-shirtler. Ayrıca mümkünse dar olmalı.

5-Ceket: Blazer ya da değil, ceketleriniz siyah ve dar olmalı. Ceket derken amca ceketinden bahsetmiyorum, bunu da göz önünde bulundurun. Ceket + t-shirt + skinny jeans üçlüsünden şaşmayın. Eğer kusursuz erkek modelimi giydirecek olsaydım, kesinlikle bu üçlüyü giydirirdim.

6-Siyah oje: Her zaman siyah oje süren Richie, tabii ki manikürlü kızlar gibi gezmiyor. Onun ojeleri her zaman uzun zaman önce sürülmüş gibi kısmen çıkmış ve solmuş görünüyor.

7-Platin saç: Bembeyaz teni, renksiz parlatıcısı ve platin saçları Richie'ye çok yakışıyor. Ayrıca bazen kaşlarını saçından daha koyu bir kalemle boyayıp, gözlerine parlak farlar da sürüyor.

PS: Über-stylish olan erkeklerin %99'u gibi, Richie gay. NEDEN AMA?? NEDEN? Neden heteroseksüel Türk erkeklerimiz modayla ilgilenmeyi erkeklik derecelerini azaltıcı bir faktör olarak görüyorlar? Neden makyaj yapan erkeklerle dalga geçilir?

Tabii bu da başka bir post konusu olsun artık. Konuyla ilgili şikayet ve düşüncelerimi birkaç saat sonra kişisel blogumda bulabilirsiniz.

Posted by zerofeelings 17:42 1 yorum  



Stil Dosyası: Agyness Deyn

Laura Hollins olarak 16 Şubat 1983 yılında Littleborough, İngiltere'de dünyaya gelen Agyness Deyn, şu sıralar moda dünyasında en göze çarpan isimlerden birisi. Eylül 2006'da Marc by Marc Jacobs, Proenza Schouler ve Zac Posen defilelerinde podyuma çıkarak moda dünyasına adım atan Aggy, 1 yılda tam bir it-model haline geldi. Burberry'nin önünden her geçişimde vitrini kaplayan dev fotoğrafına bakarak iç geçirdiğim bu bayanın her defilede, her dergide, her haberde karşıma çıkıyor olmasından elbette hiç de şikayetçi değilim. Diğer modellerin aksine o kadar gerçek bir havası var ki, birlikte dışarı çıkıp eğlenebileceğim, herhangi bir arkadaşımmış gibi geliyor bana. Kendine özgü platin sarısı ve önleri uzun kısacık saçlarıyla Aggy, önümüzdeki yıllara öyle bir damgasını vuracak ki; Kate Moss işsiz kalacak şunu da şuraya yazıyorum.


Şimdi asıl konuya gelelim. Bir adet stil ikonu olan Agyness Deyn'in bu başarısının altında ne yatıyor? Onu nasıl örnek alabiliriz?

1- Kendinize en az kendiniz kadar trendy olan arkadaşlar edinin. Çeşitli defilelerin sahne arkalarında birlikte takılın.


2-İşin en olmazsa olmaz kısmı, kendinize bir Henry Holland bulmanız.



3-Vogue kapaklarında yer almadan asla bir Aggy olamazsınız. Ayrıca bir çok ünlü markanın reklam kampanyalarında yer almanız gerekli.



4-Her durumda süper görünmeyi başarabilmelisiniz. Çamurlu iğrenç festival ortamları olsun, yemek yerken yakalandığınızda olsun her zaman güzel görünün. Ayrıca deli gibi Çin yemeği yiyerek 0 beden kalmayı başarabilen bir insan olmanız da önemli bir nokta.



5-Giyiminizde pantolon askısı, şapka gibi erkeksi detaylara yer verin.



6-Kalın külotlu çoraplarınızı üstünüzden eksik etmeyin.



7-Bol ve uzun t-shirtlerle kazakları elbise niyetine kullanın.



Not 1: Londra Moda Haftası sırasında Aggy Topshop'la bir görüşme yapmış. Topshop'ın yeni koleksiyonlarını onun hazırlaması düşünülüyordu ancak kesin bir sonuç çıkmadı.

Not 2: 15 yaşından beri çok yakın arkadaşı olan Henry Holland ile bir takı koleksiyonu hazırlayacakmış sevgili Agyness.

Posted by zerofeelings 01:29 1 yorum