Showing posts with label erkek modası. Show all posts
Showing posts with label erkek modası. Show all posts


Ey-Men!

"Kendi ifadesine göre erkek modası hakkında yazan tek erkek Eymen Topçuoğlu. Ayrıca da en genci, henüz 18 yaşında imiş çünkü." -Yeşim Çobankent (Hürriyet)

Hürriyet'te bu yazıyı okuduktan sonra, biz erkeklere bu iyiliği yapan kim diye ve sonra onunla konuştum. Üstelik kendisine, blogu ve planları ile ilgili birkaç soru da sordum.


Öncelikle blogu açma nedenin neydi? Nasıl ortaya çıktı bu fikir?

İstediğim zaman, istediğim kadar kadın modası üzerine internetten pekçok blog ve kaynağa ulaşabiliyordum.. Ama gel gör ki ne zaman biz erkekler için gerek ilginç moda çekimleri olsun, gerek sezonun trendleri olsun, gerek modeller olsun bir takım verilere ulaşmak için ciddi anlamda efor sarfediyordum ve çoğu zaman sağlıklı bilgilere ulaşamıyordum.. özellikle blog konusunda. Evet, bir çok dergi var erkek modası üzerine ama blog çok farklı. Blog bir insanın kişisel zevk ve yorumlarını da barındırıyor. Dergi gibi yüzeysel değil. Ama hiç bir şekilde düzgün bir erkek moda bloguna ulaşamadım ve söylenmeyi bırakıp; "Madem ki, ulaşamıyorum hem kendim ulaşayım, hemde benim gibi bu konuda yakınanlara ulaştırayım" diye kurdum bu blogu. Tabii Melis Pekand'ın da yönlendirmesini gözardı edemem o da bana cesaret verdi.

Peki çocuklugunda nasıl biriydin? Moda ve fotoğrafçılıkla ilgilenmeye ne zaman başladın?

Küçüklüğümde elimde boyam, resim kağıdım eksik olmazdı. Tabii bunun annemin de ressam olmasında ki payı büyük. Yaş ilerledikçe resim kesmedi beni. 6 yaşımda piyano çalmaya başladım ama daha ilerleyen yıllarda müziğin de bana çok uygun olmadığını anladım. Tüm sanatsal etkinlikleri denedim. Evde amatör fotoğraf makinemle annemi, arkadaşlarımı, kardeşimi kendimce bir kurgu içinde model yapıyor, onlara kurguya göre kıyafet giydiriyordum ama o sıralar moda ve moda fotoğrafçılığından çok haberim olmadan yapıyordum. Ta ki fashion tv'de Caroline Trentini'yi görene kadar! Google'da kendisini ararken; modaya, tasarımcılara ve moda fotoğrafçılarına ulaştım. Ve asıl istediğimin moda olduğunun farkına vardım. Çünkü küçüklüğümden bu yana tüm denediğim sanatsal faaliyetleri moda fotografçılığında buldum.

"Eymen'in çalışmalarından birkaçı"

Son olarak, blogun için planların neler? Sanırım birkaç süprizin var bizler için.

Öncelikle önümüzde ki bir yıl içerisinde NY'da moda fotoğrafçılığı eğitimi alacağım. Tüm moda haftalarında backstage fotoğrafçılığı ve mutlaka Irina Lazareanu, Caroline Trentini ve Agyness Deyn ile bir çekim yapmak, daha sonra da pariste bir fotoğraf sergisi açmak istiyorum ama tabii bunların hepsi ütopik hayaller. Halihazırda yayınlanmayı bekleyen bir röportajım var. Fakat süpriz röportaj ve çekimlerimiz olacak tabii ki.

Eymen'e başarılar diliyorum. Ayrıca ben de bir erkek olarak yaptığı bu cesur davranış için tebrik ediyorum kendisini. Eymen'e ulaşmak için:
www.eymentopcuoglu.blogspot.com;


Posted by Otto 01:28 0 yorum  



Gucci Menswear Fall 2008

Bu yılın sonbaharında fashionista beyefendiler giyecek şey bulmakta hiç zorlanmayacak gibi görünüyorlar. Geçtiğimiz günlerde tanıtılan pek çok koleksiyon içinde en çok dikkatimi çekenlerden biri Gucci'ninkiydi. Kravatların yerini atkıların alması beni şaşırtmadı. Yaz sonundan beri her erkekte görmekten artık içimin sıkıldığı fularların boyunlardan çıkıp kemervari şekilde kalçalara inmiş olmasına ise ne kadar sevindiğimi anlatamam. Evet beyler, fularlarınızın modası geçti!! Bir diğer hoşuma giden şey ise hem takımların son derece skinny olması, hem de kadifenin oldukça çok kullanılmış oluşuydu. Araya birkaç tane karışan pek hayranı olmadığım deri pantolonların geri dönmemesini umduğumu da belirteyim. Kısa kadife ceketler bu sonbaharda sık sık karşımıza çıkarken, son günlerin çılgınlığı trençkotların ise siyah ve kadife olanları tercih edilecek gibi görünüyor.



Posted by zerofeelings 21:14 2 yorum  



Cause Me Pain Hedi Slimane

Dior Homme denince ilk akla gelen isimdir Hedi Slimane. Dior'un moda dergilerindeki reklamlardan "gerçek" insanlara yayılmasını sağlayan Slimane, normalde Dior'la alakası olmayan pek çok erkeği de peşine takarak kendine hatırı sayılır bir hayran kitlesi elde etti. Dior Mart ayında Slimane'in kontratını yenilememeye karar verdiğinde, internette pek çok web sitesi ve blogda sadık hayranlarının "Hoşçakal Hedi, sana çok teşekkür ediyoruz ve seni çok özleyeceğiz" konseptli yazıları çıktı ortaya. Dior'da son dönemlerde yaratıcılığının kısıtlanmaya çalışıldığını ve bundan sonra tüm tasarımlarını tamamen özgür, keyfine göre yapacağını söyleyen Slimane neler planlıyor bilemiyorum ama onunla birlikte Dior takipçisi olan kesimin arkasında olacağı kesin.
Fransız tasarımcı Hedi Slimane, dümdüz ve skinny ötesi siyah takımlarıyla erkek modasında oldukça uzun sürecek bir akıma imza attı hiç şüphesiz. Müzikten etkilenerek hazırladığı Dior Homme koleksiyonları, gayet ironik bir şekilde şimdi o etkilendiği müziği yapanların üzerinden eksik olmuyor. Razorlight, Franz Ferdinand, White Stripes, David Bowie ve Mick Jagger bunlardan sadece birkaçı. Moda tasarımcılığının yanında, kendisini aynı zamanda "part-time rock fotoğrafçısı" olarak tanımlıyor Slimane. Çarşamba günü Paris'te başlayan ve 5 Ocak 2008'e kadar devam edecek olan en son sergisi Perfect Stranger, İspanyol müzik festivali Benicassim'de çektiği fotoğraflardan oluşuyor. Slimane bu kez sanatçılardan çok hayranlara odaklanmış.

Pete Doherty'nin yakın arkadaşı olan Hedi Slimane, London: The Birth of a Cult adlı fotoğraf kitabında da Pete ve Londra ortamlarına yer vermiş. Ayrıca V Magazine için hazırladığı Rock Diary serisi de kesinlikle bakmaya değer. Kaiser Chiefs, Bloc Party, Arctic Monkeys, The Paddingtons, Dirty Pretty Things, Good Shoes, Cazals, The Horrors, The Rakes, White Rose Movement ve daha pek çok grubu fotoğraflamış bu seri için. Hepsine http://www.hedislimane.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.
Gayet skinny bir şekilde Hedi'nin arkasında savaşa giden Dior Homme ordusu
Hüzünlü bakışlarıyla tanrısal insan Hedi Slimane

Posted by zerofeelings 16:56 5 yorum