Showing posts with label andy warhol. Show all posts
Showing posts with label andy warhol. Show all posts


Betsey Johnson

1942 yılında Connecticut'da doğan Betsey Johnson, gençliğinde Andy Warhol, Edie Sedgwick, Velvet Underground gibi ünlü isimlerle gezip tozan biriydi. O zamanlar sadece arkadaşları için tasarım yapan Betsey, Edie'nin son filmi Ciao! Manhattan'daki giysileri tasarlayan kişiydi aynı zamanda.

1969 yılında New York Yukarı Doğu Yakası'nda (yay!! we love upper east siders) Betsey Bunki Nini adlı ilk butiğini açtığında kimse ona yatırım yapmak istememişti. Sponsorsuz olarak yola çıkan ve tamamen kendi parasıyla işe koyulan Betsey'nin uçuk kaçık tasarımlarının bu kadar tutacağını kimse tahmin edememişti belli ki.



Karakteri ve giysileriyle moda dünyasındaki en ilginç insanlardan biri olan Betsey Johnson bugün dünyada 45'ten fazla butiğe sahip bir isim. Meksika'da Villa Betsey adında bir evi, ve canı istediğinde 8-10 kişilik gruplara kiraladığı Betseyville adlı bir oteli var. Aynı zamanda göğüs kanseriyle savaşıp hastalığı yenmiş.



Betsey ne yapsa bayılıyorum ama en çok hoşuma giden tasarımları elbiseleri ve çantaları. Ayrıca şu sıralar web sitesinde indirim var ve 100 doları geçen siparişlerden gönderim ücreti alınmıyor. Bence mutlaka dolabınızda bir Betsey elbise bulunmalı.

Posted by zerofeelings 13:12 0 yorum  



Jacobs or Warhol




Marc Jacobs, Interview dergisinin Haziran-Temmuz sayisi için Andy Warhol'a saygı duruşunda bulunundu.

Posted by issue 19:50 0 yorum  



JC/DC is Totally Addictive



Bugünlerde Smiley World ile anlaşmasını bahane ederek sizlere Jean Charles de Castelbajac'tan bahsetmek istedim. Moda dünyasında bir ikon olarak anılan, ancak nedendir bilinmez ülkemizde adını bilene pek rastlamadığımız Jean Charles de Castelbajac, kısaca JC/DC, 1949 yılında Fas'ta doğmuş Fransız bir tasarımcı. Kendisi aynı zamanda Marquis ünvanına sahip bir aristokrat. Tasarımcı genellikle çocukluğundan ilham aldığını söylüyor, bunu Hello Kitty elbiselerinden kocaman smileylere ve çizgi film kahramanlarına kadar pek çok tasarımında görebiliyoruz.





Castelbajac'ın Fashion Is Totally Addictive bavullarından daha önce bahsetmiştik.
Castelbajac; Rossignol, Lee, New Era, Swatch ve Le Coq Sportif dahil olmak üzere pek çok marka için tasarım yapmış.




Aşağıdaki tasarımında Andy Warhol'dan esinlenmiş. Yanda ise Warhol JC/DC tasarımlarıyla görülüyor.


Castelbajac'ın en önemli tasarımlarından biri olan ayıcıklı mont, 1988 yılında Madonna tarafından kürk karşıtı bir mesaj vermek amacıyla giyilmişti.


http://www.jc-de-castelbajac.com/ 'a girip Menu kısmından Once Upon A Time koleksiyonuna kesinlikle bakmanızı öneririm. 2008 sonbaharında satışa çıkacak olan bu koleksiyon Smiley World ile anlaşılarak hazırlanmış. Gelirin %10'u Smiley World Association adlı sosyal ayrımcılık karşıtı bir vakfa bağışlanacak.

Posted by zerofeelings 17:52 2 yorum  



Andy Warhol & Royal Elastics

Uzun bir süredir gerek finallerden, gerekse sobermag*ne yazdığım uzun, bol araştırma ve ciddiyet gerektiren yazılardan dolayı bloğa ancak haftada bir post atabiliyordum.Ama artık pek sevgili über magazinimiz tatile girdiğinden ve ben çok başarılı öğrenci ( 1.81 ortalama yaptım, senin neren başarılı demezler mi adama? ) finallerimi atlattığımdan sizlerle daha sıcak keyifli dakikalar yaşayabilceğiz pek havalı okuyucularım.Sizi o kadar çok özledim ki büyük bir şevkle, "of feyşın! oh blog" şeklinde çok süper kaynaklarımın sayfalarında sizler için en iyileri araştırmaya başladım. "Ayh, niçin hep kız modası yazıyorsunuz, biz de modayı takip etmek istiyoruz" şeklinde tepkiler gelince bu yazıyı çok değerli erkek okurlarımıza ithaf etmek istiyorum (onlar kendilerini biliyorlar hepinizi çok seviyorum, sevgi patlamaları içerisindeyim, hemde nasıl bilemezsiniz vallahi canlarım benim).




Geçtiğimiz kasım ayında Royal Elastics tarafından satışa çıkarılan Andy Warhol serisi dört farklı modelden oluşuyor.Andy Warhol & Royal Elastics:" Andy Warhol sınırları aştı ve dünyaya beklenmeyen bir perspektiften bildik olanı görmek için meydan okudu.Royal Elasticsten Andy Warhol, aynı sınırsız enerjiyi , yaratıcılığı ve muhalif fikirleri sergiliyor!" Sizde sıradanlığın bir parçası olmak istemiyorsanız bu seksi ayakkabıları almamanız için hiçbir neden yok.



Royal Elastics'in internet adresinden dört farklı modeli sipariş edebilmek için
buraya tıklayın.Fiyatların $95-$125 arasında değiştiği ayakkabıların kutularından bir de Andy Warhol posteri çıkıyor.










-Moda artık biryerlerde ne giydiğiniz değil, bir yerlere gitmek için tek nedeninizdi....


a. warhol

Posted by ilke 01:44 2 yorum  



POP ART

Terim olarak ilk kez 1954'te Londra'da Lawrence Alloway tarafından kullanılan pop-art, soyut dışavurumculuğa tepki gösteren sanatçıların 1950’lerde önce İngiltere'de ve 60'larda Amerika'da bir akım haline getirdikleri sanat türüdür. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra tüketimi çekici hale getirmek için reklamlara renk katılmaya, sıradışı afişler yapılmaya, hatta resimli dergi ve romanlar kullanılmaya başlanmış ve dönemin çılgın sanatçılarından Richard Hamilton, karmaşık, acayip bir kolaj yapıp adını “Just what is that makes today's homes so different, so appealing? / Günümüz evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?” koymuş. Tablonun her yanında alay ve ironi göze çarpıyor; modern dünyayı simgeleyen ilginç eşyalarla dolu bir odanın ortasında kas manyağı olmuş bir adam, elinde halter niyetine taşıdığı dev bir topitop ve kanepede ise kafasına abajur geçirmiş sakin sakin hayallere dalan çıplak bir arka sayfa güzeli. O dönem için son derece aykırı olan bu çalışma pek çok insan nefesini tutmasına ve merakla neler olacağını beklemeye başlamasına neden olmuş. Pop art’ın tartışmasız lideri Andy Warhol ve Roy Lichtenstein'ın yanında Claes Oldenbourg, Keith Haring gibi diğer pop art duayenleri de akademik sanatın gelenekleriyle hemen hemen tüm bağları koparmış, soyuta da sırtlarını dönerek halka gerçeği olduğu gibi sunmaya başlamışlar.


Pop-art'ın kült ismi Andy Warhol, New York'ta kurduğu ve “Factory” adını verdiği atölyesinde sade yaratıcılığın sınırlarından kurtulup birçok yeniliğe imza attı. Parlak renklerle adeta badana yapılmış Marilyn Monroe, Elvis Presley, Elizabeth Taylor portreleri büyük sansasyon yaratan Warhol'un eserleri arasında Velvet Underground'un ilk albümlerinin kapakları da yer alıyor.“Tüketim toplumu” olarak bilinen pop art kavramı Coca Cola şişelerinin, Campbell's çorbalarının ve Heinz ketçaplarının kutularını boyayan Warhol için tükenmek bilmeyen bir esin kaynağıydı. Fakat bu hırsı küçümsemek bütün bu sanat eserlerinin daha sonra koleksiyonlarda, sergilerde ve hatta müzelerde baş tacı edilmesi karşısında önemsiz ve komik bir etken olarak görünüyor.

Akıllara Warhol ve Marilyn Monroe' nun pastel renklere boyanmış fotoğraflarının geldiği günlerden bu yana pop-art değişti, gelişti. İşin içine bilgisayar teknolojisi girdi.60’larda her renk için ayrı bir film alınıp kalıpları çıkartılan ve üst üste getirilerek basılan fotoğraflar ipek baskı tekniği ile yapılıyordu. Oysa şimdi, teknik olarak photoshop, quark express, illustrator gibi programlarla ve ayrıca tasarımcılar tram ve filtre gibi tekniklerle çok daha kısa zamanda çok daha iyisini yapma şansına sahipler. İçerik olarak da bilgisayarın kullanılmasıyla pop-art daha da zenginleşti. Daha önce teknik olanakların elvermediği işler artık gerçekleştirilebiliyor. Hal böyle olunca da pop-art'ın kullanıldığı çerçeve de genişliyor.

Moda da tabii ki ilham kaynağı olarak 1960'ların pop kültüründen esinlenmiş. 1990'da Gianni Versace Warhol, özellikle de Marilyn Monroe’ya ithaf edilen bir koleksiyon çıkardı. Bu koleksiyon bilhassa Richard Avedon’un elbisesinde Marilyn bulunmasının simgesel olduğu dönemde büyük bir kitle tarafından uygun görüldü. Ve yine 1990'larda Belçikalı tasarımcı Walter Van Beirendonck, karikatürlerden ve optik bilgisayar efektlerinden etkilenerek çıkardığı koleksiyonlarıyla dönemin moda dünyasına meydan okudu.

Moda tasarımcıları da tıpkı adı gibi birden (pop!) patlayan bu trendden etkilenerek kendilerine düşen payı çıkardılar ve akımı modifiye ederek kendi alanlarında çanta, ayakkabı, elbise ve hatta iç çamaşırlarında kullandılar. Benim her ne kadar tercih etmeyeceğim bir parça olsa da, pop art çalışmalı bir t-shirtün dikkat çekiciliği sayesinde giyip sokağa çıkanların arkasından bakakalıyorum. Çizgi romandan alınmış karelerden yaratılan t-shirtler, üzerinde dev bir gözün bulunduğu çarpıcı renkli elbiseler, parlak sarı, mavi, yeşil, pembe ayakkabılar ve son zamanlarda pek çok defa gördüğüm Andy Warhol' lu çantalar… Hepsi birer ticari, seri üretimin parçası… Mini etekler ve gözlerde Twiggy modası da pop-art akımının bize getirdikleri arasında yer alıyor. Her ne kadar akım ve ürettikleri için 50'ler 60'lardan bahsediyorsak da, bugün kendisinin yarattığı fark halen çığ gibi büyümekte. Andy Warhol Brillo' sunu çizip üstüne "fragile, handle with care / kırılabilir, dikkatli taşıyınız" yazıp elbiselerin üstüne yerleştirmesinden 45 sene sonra pop-art modaya geri dönmüş gibi görünüyor.

Pop is everything
Everything is pop (A. Warhol).

Posted by ilke 01:24 1 yorum